Başlık 1

Güzel kıyafetler yada makyajlı yüzler
Kapatamaz ruhun pürüzlerini
Düzeltemez Yüreğin Acısını
Dindiremez beynin yangısını,
Anlatamaz hayatı

Kim anlayabilir ki aslında kim olduğumuzu
Kime açabiliriz
Yüreğimizin en derin kapılarını
Paylaşabilirmiyiz en küflü anılarımızı

Zehirli bir oksa söz,
Vede kınıysa yürek hançerin
Bu hayatta yaşamaya ne gerek
Artık çekemiyorsak kimseyi
Ya da özlüyorsak geçmişi sırılsıklam
Neyimize gerek bugünü yaşamak

                                                  TmT 22 / 10 / 2006

Bizden

Yanıyor da elbet en derinden
Kimi uyurken
Kimi ağlarken
Kimi gülerken

Sızı sızı kötü cümlelerden
Bir senden
Bir ondan
Bir bundan

Sözler aşikar, yüzler aşikar
Söylediklerimizden
Ve söyleyemediklerimizden
Arada bizden


02.12.2008 / BURSA

Ellerim tutamıyor kalemimi
Yine de akıyor mürekkebi ruhumun
Şekilsiz lekeler bırakıyor defterime
İçinden geldiği gibi, yalansız ve sessizce

Kontrolü yok ellerimin, bilinçsiz
Gözlerimse izliyor elimi, sessiz
Yüreğim lekeler bırakıyor kağıda, ümtsiz
Soluğum kesiliyor merakla
Bir sonraki leke,
Bir sonraki kan,
Bir sonraki yara,
Deniz melteminin tuzuyla
Durdurabilecek mi akan yüreğimi
Yoksa daha da yakacak mı ruhumu tuzuyla
Yalnızlıklarımı, kafirane...

Kül

Bilmemek var ya kibritin hangi ucunda olduğunu
Hangi ucunda olup kimin yanacağını
Kimin yanıp kül olacağını
Kül olup ırmaklara karışacağını
İşte bu ihtimaller yakar beni
Sana ne olur bilemem
Yakar kül eder beni


19.07.2008 / BURSA

Dostun Dosta Öğüdü

Kaçmak

İnsan neden kaçarki kendinden. Affedilemeyecek bir hata yaptıgına inandığı zaman mı yoksa kendini affedemediğinden mi? Zor olanı tercih eder coğu zaman insan. Kaçmayı başarır. Belki kolaydır başkaları için kaçışlar. Geri dönüşü olmayan yollar ve bir o kadar geride bıraktıkları -yolların sayısına müsavi-.
Zor olanı başarır insan. Tepetaklak olur hayatı her kaçışında. Ya birilerine bırakmıştır hayatının geride kalanını yada yeni hayatlara yer açma isteği sarmıştır yine. Ama kaçmak her seferinde aynıdır. Kaçmak kaçmaktır.
Utandıgında kaçar insan. Bazen kendinden utanır bazende utanmasına inandığı kimselerin varlığı sarar düşsel ve bir o kadar zevksiz olan hayatını. Ve yollar ve yine uzak menziller boy boy filizlenir kaderinde. Ama kaçmak aslında her kula nasip olmayan bir vuslattır. Kaçmak kaçmaktır.
Yorulduğunda kaçar insan. Yorulmak onun kaçmasına engel değildir sonsuz düzlüklerde. Ya onu yoran birileri vardır onun istemdışı şekilde hayatına kattığı ya da o birilerini hayatına kendi katar ve kendi kendini yorar. Ve umursamaz gelsede aynı yaşantılar o kendinden ayrı olmayan bir dostuna, tekrar tekrar sığınır. Kaçmak kaçmaktır.
Sözlerine yenildiğinde kaçar insan. Belki bir ömürlük verdiği sözler vardır hayatında yenilgisi başkalarını kandırır veya oyun oynarcasına verdiği sözlerle yenilir elle tutulmaz,bitmek bilmez gecelerinde sessizliğin. Tercihini kendisi yapmıştır. Kaçmak kaçmaktır.
Susmaktan kaçar insan. Ya söyleyemedikleri vardır birilerine ya da söyledikleri onu kaçmaya zorlar. Ama her seferinde pişmanlığı vardır, susuz kentlere yağmur yağdırmayan bulutların ki gibi. Ve onların -bulutların- rüzgardan kaçtığı gibi kaçar mekanından apansız.

Sonuç yine aynıdır. Her terkedilişin verdiği dirilişle kaçmak kaçmaktır.

                                             Sevgili dostum Simten'in mailinden alıntıdır

Kıskançlık

Kesif bir kokudur kıskançlık
Bir anda içini dolduran
Yanık süt kokusu gibi genzini acıtan
Hissedersin...
Kalbin burnunda atmaya başlar
Gözlerin dolar,
Acıdan...
İçinden inlersin, kavga edersin onunla, yüreğine akıtırsın yaşlarını
Dağlar,
Gözyaşlarının tuzu
Yüreğini,
Paslanmaz da olsa demirden de
Yine sever
Yeniden sever, tazelenir, yeniler
Fakat hiç unutulmaz
Ne ilk, ne de son sevgililer

Rudiye...

Günebakanları seyretmek değildir azad eden ruhu,
Acı çektiğin anlardır,
O'nu düşündüğün, O'na adadığın anlardır.
Ve bazen bilememektir sevdiğini.

Cehalet değilmidir mutluluğun ilacı.
Bilmemek,
Görmemek
Duymamak ve üç maymunu oynamak...

Günebakanları seyretmek değildir azad eden,
Aşka sürgün, yaralı ve yorgun, esir düşmüş acılı ruhu.
Bilmemek adını,
Görmekek yüzünü,
Ve duymamak sesini, üç maymunu oynakam en yakınında
Başka gözlerle sevişirken işvesi, elinden tutarken yabancı bir adamın,
El olurken elleri, üç maymunu oynamaktır cehaletin bedeli...