Dostun Dosta Öğüdü

Kaçmak

İnsan neden kaçarki kendinden. Affedilemeyecek bir hata yaptıgına inandığı zaman mı yoksa kendini affedemediğinden mi? Zor olanı tercih eder coğu zaman insan. Kaçmayı başarır. Belki kolaydır başkaları için kaçışlar. Geri dönüşü olmayan yollar ve bir o kadar geride bıraktıkları -yolların sayısına müsavi-.
Zor olanı başarır insan. Tepetaklak olur hayatı her kaçışında. Ya birilerine bırakmıştır hayatının geride kalanını yada yeni hayatlara yer açma isteği sarmıştır yine. Ama kaçmak her seferinde aynıdır. Kaçmak kaçmaktır.
Utandıgında kaçar insan. Bazen kendinden utanır bazende utanmasına inandığı kimselerin varlığı sarar düşsel ve bir o kadar zevksiz olan hayatını. Ve yollar ve yine uzak menziller boy boy filizlenir kaderinde. Ama kaçmak aslında her kula nasip olmayan bir vuslattır. Kaçmak kaçmaktır.
Yorulduğunda kaçar insan. Yorulmak onun kaçmasına engel değildir sonsuz düzlüklerde. Ya onu yoran birileri vardır onun istemdışı şekilde hayatına kattığı ya da o birilerini hayatına kendi katar ve kendi kendini yorar. Ve umursamaz gelsede aynı yaşantılar o kendinden ayrı olmayan bir dostuna, tekrar tekrar sığınır. Kaçmak kaçmaktır.
Sözlerine yenildiğinde kaçar insan. Belki bir ömürlük verdiği sözler vardır hayatında yenilgisi başkalarını kandırır veya oyun oynarcasına verdiği sözlerle yenilir elle tutulmaz,bitmek bilmez gecelerinde sessizliğin. Tercihini kendisi yapmıştır. Kaçmak kaçmaktır.
Susmaktan kaçar insan. Ya söyleyemedikleri vardır birilerine ya da söyledikleri onu kaçmaya zorlar. Ama her seferinde pişmanlığı vardır, susuz kentlere yağmur yağdırmayan bulutların ki gibi. Ve onların -bulutların- rüzgardan kaçtığı gibi kaçar mekanından apansız.

Sonuç yine aynıdır. Her terkedilişin verdiği dirilişle kaçmak kaçmaktır.

                                             Sevgili dostum Simten'in mailinden alıntıdır

0 yorum: